İşletmelerin parası nerede kayboluyor
İşletme sahiplerinin ortak şikayeti; “Çok çalışıyoruz, satış yapıyoruz, ciro yükseliyor ama para bir türlü birikmiyor.” Ay sonunda hesaplara bakılıyor. Satışlar yapılmış. Faturalar kesilmiş. Müşteriler kazanılmış. Ama kasada beklenen para yok.
Peki işletmelerin parası gerçekten nereye gidiyor? Aslında çoğu zaman sorun para kazanamamak değil, paranın sessizce işletmeden çıkmasıdır.
Ciroyu Kâr Sanmak
En yaygın hata budur. Bir işletme aylık 1 milyon TL ciro yaptığında birçok kişi bunun büyük bir başarı olduğunu düşünür. Oysa önemli olan ciro değil, geriye ne kadar para kaldığıdır. Çünkü satış gelirinin içinden;
Mal maliyeti
Personel giderleri
Kira
Vergiler
SGK
Finansman giderleri çıkarıldığında tablo tamamen değişebilir. Ciro büyüyebilir ama kâr aynı hızda büyümeyebilir.
Tahsil Edilemeyen Alacaklar
Birçok işletmenin parası müşterilerinin hesaplarında bekler. Satış yapılır. Fatura kesilir. Ancak ödeme 60 gün, 90 gün hatta daha uzun süre sonra gelir. Bu süreçte işletme;
Maaş öder.
Vergi öder.
SGK öder.
Tedarikçiye ödeme yapar.
Yani müşterisini finanse etmeye başlar. İşletmelerde nakit sıkışıklığının en önemli nedenlerinden biri budur.
Gereksiz Giderler
Küçük görünen harcamalar zamanla büyük rakamlara dönüşebilir. Örneğin;
Kullanılmayan abonelikler
Verimsiz reklam harcamaları
Gereksiz ofis giderleri
Kontrol edilmeyen araç masrafları
Plansız satın almalar
Tek başına önemsiz görünen bu giderler yıl sonunda ciddi maliyet oluşturabilir.
Stokta Bekleyen Para
Birçok işletme farkında olmadan parasını raflarda bekletir. Satılmayan ürünler:
Nakitinizi bağlar.
Depolama maliyeti oluşturur.
Finansman ihtiyacını artırır.
Özellikle yavaş dönen stoklar işletmelerin görünmeyen para tuzaklarından biridir. Çünkü stokta duran ürün, henüz paraya dönüşmemiş yatırımdır.
KDV ve Vergi Planlamasının Yapılmaması
İşletmelerin en sık düştüğü hatalardan biri de budur. Tahsil edilen para tamamen işletmenin parası zannedilir. Oysa bunun içinde;
KDV
Geçici vergi
Gelir vergisi
Kurumlar vergisi
Stopaj gibi yükümlülükler de bulunabilir. Vergi için ayrılması gereken para işletmede harcandığında, ödeme zamanı geldiğinde nakit sıkıntısı ortaya çıkar.
Şirket Kasasının Kişisel Hesap Gibi Kullanılması
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde sık karşılaşılan bir durumdur. İşletme sahibi;
Kişisel harcamalarını şirketten karşılar.
Şirket hesabından sürekli para çeker.
Harcamaları kayıt altına almaz.
Bir süre sonra şirketin gerçek mali durumu görünmez hale gelir. Bu durum hem finansal kontrolü hem de nakit yönetimini zorlaştırır.
Kredi ve Faiz Giderleri
Birçok işletme farkında olmadan kârının önemli bir bölümünü finansman maliyetlerine bırakır. Özellikle;
Kredi faizleri
Kredi kartı maliyetleri
Gecikme faizleri
Çek ve senet finansman giderleri, işletmenin görünmeyen para çıkışlarıdır. Bazı şirketler satış yapar ama kazancının önemli kısmını finansman giderleri tüketir.
Karlı Olmayan Müşteriler
Her müşteri işletmeye para kazandırmaz. Bazı müşteriler:
Sürekli indirim ister.
Geç ödeme yapar.
Fazla operasyonel yük oluşturur.
Kârlılığı düşürür.
Ciroya katkı sağlıyor gibi görünseler de aslında işletmenin kaynaklarını tüketebilirler. Bu nedenle müşteri kârlılığı analiz edilmelidir.
Ölçülmeyen Giderler
Birçok işletmede şu soru sorulduğunda net cevap alınamaz: “En çok para hangi kalemden çıkıyor?”
Bunun nedeni raporlama eksikliğidir. Ölçülmeyen giderler zamanla büyür. Takip edilmeyen maliyetler sessizce işletmenin kârını azaltır.
Asıl Sorun Para Kazanamamak Değil, Parayı Yönetememek
Başarılı işletmeler sadece satışlara odaklanmaz. Şu soruların cevabını da bilir:
Para nereden geliyor?
Nereye gidiyor?
Hangi müşteriler kârlı?
Hangi giderler gereksiz?
Önümüzdeki 3 ayın nakit durumu nasıl?
Bu soruların cevabı işletmenin gerçek finansal sağlığını gösterir.
Para Genellikle Bir Anda Kaybolmaz
İşletmelerin parası çoğu zaman büyük bir hata nedeniyle değil, küçük hataların birikmesiyle kaybolur.
Tahsilat gecikmeleri
Kontrolsüz giderler
Stok maliyetleri
Vergi planlaması eksikliği
Finansman giderleri
Kişisel harcamalar, zamanla işletmenin kasasını fark edilmeden boşaltabilir.
Güçlü işletmeler satışlarını değil, para hareketlerini de yönetebilen işletmelerdir.
Uğur ERBİL
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
