Bir iflastan dönüş hikayesi
Bir işletmeyi büyütmek zor olabilir. Ancak zor olan şeylerden biri de, zor zamanlarda güveni koruyabilmektir.
Müşteriler, çalışanlar, tedarikçiler ve yatırımcılar bir işletmeye ilk başta anlattıklarınız nedeniyle ilgi gösterebilir. Fakat uzun vadede kararlarını belirleyen şey sözleriniz değil, davranışlarınızdır.
Bu gerçeğin en etkileyici örneklerinden biri ise Japan Airlines’ın iflastan dönüş hikayesidir.
Bugün milyonlarca yolcu taşıyan dünyanın en saygın hava yolu şirketlerinden biri olan Japan Airlines (JAL), bir dönem tarihin en büyük kurumsal krizlerinden birini yaşamıştı. Peki bir şirket iflasın eşiğinden nasıl döndü? Ve bu hikaye işletme sahiplerine ne öğretiyor?
Japan Airlines Neden İflas Etti?
2000’li yılların sonuna gelindiğinde Japan Airlines ciddi finansal sorunlarla mücadele ediyordu.
Şirket;
Yüksek borç yükü,
Verimsiz operasyonlar,
Artan maliyetler,
Yanlış yönetim kararları,
Düşen kârlılık nedeniyle büyük bir çıkmaza girmişti. 2010 yılında Japan Airlines yaklaşık 25 milyar dolarlık borç yüküyle iflas korumasına başvurdu. O dönem birçok uzman şirketin tamamen kapanacağını düşünüyordu. Ancak asıl hikaye burada başladı.
Şirketi Kurtaran Şey Para Değil, Güven Oldu
Japan Airlines’ın yeniden yapılandırılması için göreve getirilen kişi, Japonya’nın en başarılı iş insanlarından biri olan Kazuo Inamori idi. İlginç olan şu ki Inamori havacılık sektöründen gelmiyordu.
Ancak göreve gelir gelmez çok önemli bir konuya odaklandı: Kültür değişimi.
Çünkü şirket yönetimi yıllarca rakamları düzeltmeye çalışmış ama davranışları değiştirmemişti. Inamori çalışanlara sürekli şu mesajı verdi: “Önce doğru olanı yapın. Sonra sonuçlar gelecektir.” Bu yaklaşım zamanla şirketin tamamına yayıldı. İnsanlar Sözlere Değil Davranışlara İnanır
Bir işletme sahibi müşterisine: “Biz güveniliriz.” diyebilir. Ancak faturaları düzensiz kesiyorsa, söz verdiği tarihte teslimat yapmıyorsa veya telefonlara dönüş yapmıyorsa müşteri bu söze inanmaz.
Aynı durum çalışanlar için de geçerlidir. “Biz büyük bir aileyiz.” demek kolaydır. Fakat çalışanların emeğine değer verilmiyorsa bu sözün hiçbir anlamı kalmaz.
Japan Airlines bunu çok iyi anladı. Şirket reklamlarla güven inşa etmeye çalışmadı. Önce davranışlarını değiştirdi. Sonra güven kendiliğinden oluştu.
İflastan Çıkış Nasıl Başarıldı?
Japan Airlines yeniden yapılanma sürecinde birçok önemli adım attı.
Gereksiz maliyetler azaltıldı.
Operasyonel verimlilik artırıldı.
Çalışanlar karar süreçlerine dahil edildi.
Karlılık odaklı stratejiler geliştirildi.
Finansal disiplin yeniden sağlandı.
Sonuç şaşırtıcıydı. Japan Airlines yalnızca birkaç yıl içerisinde yeniden kâra geçti. Şirket, Japonya kurumsal tarihinin en başarılı yeniden yapılanma örneklerinden biri olarak gösterilmeye başladı.
Bugün birçok işletme yönetimi kitabında iflastan dönüş hikayesi, kurumsal dönüşüm, kriz yönetimi ve şirket yeniden yapılandırma örneği olarak anlatılmaktadır.
Küçük İşletmeler İçin Büyük Ders
İşletmeler satışların düşmesini sorun olarak görür. Oysa çoğu zaman asıl problem satış değildir.
Sorun;
Kontrol edilmeyen maliyetler,
Takip edilmeyen nakit akışı,
Yanlış fiyatlandırma,
Plansız büyüme,
Eksik finansal analizdir.
Bu noktada işletmelerin büyük kısmı yalnızca ciroya odaklanır. Fakat kârlılık, nakit yönetimi ve finansal planlama göz ardı edilir. Japan Airlines’ın hikayesi bize şunu gösteriyor:
Bir işletmeyi batıran şey çoğu zaman tek bir büyük hata değildir. Yıllarca biriken küçük ihmallerdir.
İşletmeler muhasebe ve finans süreçleri sadece rakamlardan vermekten ibaret sanıyor.
Oysa doğru atılan adımlar;
Nakit akışını analiz eder,
Riskleri önceden görür,
Kârlılığı takip eder,
Vergi planlaması yapar,
Finansal kararları güçlendirir. Yani sadece geçmişi kayıt altına almaz, geleceği de planlamaya yardımcı olur. Bir işletmenin finansal sağlığı bozulmaya başladığında ilk sinyaller genellikle muhasebe kayıtlarında ortaya çıkar.
Ancak bu sinyaller zamanında fark edilmezse, küçük sorunlar büyüyerek ciddi krizlere dönüşebilir.
Güvenin Temeli Davranıştır
Japan Airlines’ın iflastan dönüş hikayesi bize çok önemli bir ders veriyor. İnsanlar sözlere değil davranışlara inanır. Müşteriler, çalışanlar ve iş ortakları da böyledir. İşletmeler için güven; reklamlardan, sloganlardan veya vaatlerden değil, tutarlı davranışlardan oluşur. Finansal yönetim de bunun bir parçasıdır.
Muhasebe kayıtlarının düzenli olması, vergilerin doğru yönetilmesi, finansal risklerin önceden görülmesi ve işletmenin sürdürülebilir şekilde büyümesi güven kültürünün temel taşlarıdır. Çünkü işletmeler bir gecede batmaz. Ve başarılı işletmeler de bir gecede oluşmaz. Her ikisi de yıllar boyunca alınan doğru veya yanlış kararların sonucudur.
Uğur ERBİL
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
